Ve güneşti o
uyandıran bizi
her sabah
ve deniz ne güzeldi
koşardık o maviliğe
ellerin ellerimde.
Ve sonra yürürdük sahilde
sen deniz kabukları arardın
bir çocuk gibi,
onları kulağına koyardın
içlerindeki okyanusu duymak için
hatırlıyorum, bak.
Nakarat :
Ah güneş, seviyorum seni
ve her zaman
sadıksın sen,
ama aşk
hiç de değil senin gibi,
neden?
Ah, ne iştah vardı sende,
olgun meyveler ve şarap
senin içindi sanki bunlar.
Azarlardın beni bazen
Yemek yemediğimde
Yoktu pek önemi
Ve uzanırdı su kumların üstünde
hayallerimiz de öyle,
hatırlıyorum ki:
Evden bahsederdik,
olacak çocuklarımızdan
ve gayet iyiydik.
{Nakarat}
Ve her zaman güneş olacak
Her sabah
Beni uyandıracak
Kış ya da yaz güneşi, ne fark eder
Bakacak ve görecek:
Geçiyor aşklar ve kederler
Ne kadar sahil gerekecek
Ne kadar surat daha
Unutmam için, senin unuttuğun gibi
konuştuğumuz o evi
ve sarı saçlı çocuğu
sahip olmayacağımız asla?
{Nakarat, iki defa}